Omega 3 Düzeyiniz Yeterli Mi?

Omega 3 Düzeyiniz Yeterli Mi?

NE YAZIK Kİ tüketiyorsanız

Omega 3 düzeyiniz düşük ve/veya vücudunuzda mikropsuz iltihap (tıp dilindeki adı ile “inflamasyon”) başlamış olabilir.

Yağ asidi nedir?

Yağ asitleri, uzun zincirli karbon atomlarından meydana gelen moleküller olup, en bilinenleri Omega 3, Omega 6, tekli doymamış, doymuş ve trans-yağ asitleridir.

Omega 3 kaynakları nelerdir?

İnsan vücudunda yapılamadığından muhakkak dışarıdan alınması gereken ve ALA, EPA ve DHA olmak üzere üç farklı türü bulunan Omega-3’ün en önemli kaynağı yağlı balıklardır. Diğer deniz mahsullerinde de bulunan Omega 3, kahverengi deniz yosunlarında da göz ardı edilemeyecek kadar bulunmaktadır.

Yeterli Omega 3 alımının en iyi göstergesi nedir?

Kalp dostu Omega 3 yağ asitleri olan EPA ve DHA’nın alyuvarlarda yeterli miktarda olup olmadığı kan testi ile belirlenebilmektedir.

İnflamasyon nedir?

Damarların iç duvarını döşeyen endotelin sağlıklı olmasını ve tüm organlardaki hücrelerin duvar bütünlüğünü sağlayan Omega-3’lerdir. Anti-inflamatuvar etki gösteren bu koruyucu yağ asitlerinin azalması ani kalp krizi, ritim bozuklukları, damar sertliği ve buna bağlı beyin-damar rahatsızlıkları ile erken bunama, Alzheimer gibi nörodenjenaratif hastalıklara, depresyona, entelektüel kapasitede azalma, dikkat/görme bozukluğu(sarı nokta), hiperaktivite ve bazı kanser türlerine zemin hazırlar. Bunların tümünün altında inflamatuvar süreçlerinin yattığı bilinmektedir.

Hamilelikte yetersiz olmasının ise erken doğum ve bebekte zeka geriliğine yol açabileceğine dair şüpheler vardır.

Çok önemli bir anti-anflamatuvar olan Omega 3 olan hayatımızın bir vazgeçilmezidir.

Vervella, 100% kahverengi deniz yosunundan oluşur ve mükemmel bir dengede Omega 3 üçerir. Bu, ürünün birçok faydasından yalnızca biridir.

Detaylı bilgi için; www.vervella.com

Sevgi ve Sağlık ile Kalın,
Sencer Bulut
International Sport Nutritionist & Health Coach

Certified Banting Coach – The Noakes Foundation

İyot Düzeyiniz Yeterli Mi?

İyot Düzeyiniz Yeterli Mi?

Tiroit hastalıkları, ülkemizde ve dünyada yaygın olarak görülmektedir. Toplumun yüzde 2’sinde görülen tiroit hastalığı birçok nedene bağlı olarak gelişebildiği gibi en önemli sebeplerinden biri de iyot yetersizliğidir.

Kadınlarda daha fazla görülüyor!

Kilo verememe ve halsizlik gibi şikâyetler ile ortaya çıkabilen tiroit hormonundaki düzensizlikler, zamanla kişinin yaşam kalitesini düşürmektedir. Tiroit hastalarının çok büyük bir kısmı kadınlardan oluşmaktadır. Kadınlarda, erkeklere göre kabaca 15 kat daha fazla görülmektedir. Tüm yaş aralıklarında görüldüğü söylense de genelde 30-50 yaş arasında daha sıklıkta ortaya çıkabilmektedir. Vücut sağlığı için büyük önem taşıyan tiroit hormonundaki dengesizlikler, diğer organ ve sistemlerin çalışmasını da olumsun etkileyebilmektedir.

İyot hayati bir elementtir!

Metabolizma için hayati bir element olan iyot, fiziksel ve zihinsel fonksiyonların çoğunda rol oynamaktadır. Başta tiroit bezinin iyi çalışması ve yeterli hormon üretmesi olmak üzere fazla yağların yakılmasından bağışıklık sistemi ve vücudun ihtiyaç duyduğu enerji seviyesinin idamesine kadar birçok metabolik süreç için mutlaka dışarıdan alınması gerekmektedir.

Sebze meyvede iyot yetersiz olabilir!

İyot, doğada en çok deniz suyunda ve toprakta bulunmaktadır. Mineral formu suda çözüldüğünden erozyonla birlikte kayba uğramaktadır. Deniz suyundaki iyot ise, en yeterli miktarda deniz yosunlarından bulunmaktadır. Bunlardan en önemlilerinden biri de kahverengi deniz yosundur.

Ascophyllum Nodosum!

Yetersiz alındığında ödem, üşüme, kilo alma, kronik yorgunluk, libido azalması/subfertilite, entelektüel beceri/kapasitede azalma ve sık hasta olmaya neden olabileceği gibi iyot eksikliğinin meme kanseri ile de ilişkili olabileceğini göstermiştir.

Doğal iyotun en bol bulunduğu kaynaklar deniz yosunu, özellikle de makro alglerdir. Vervella, İskoçya ve Norveçin bakir kıyılarından gelen %100 organik kahverengi deniz yosunu algleridir.

Detaylı bilgi için; www.vervella.com Vervella

Sevgi ve Sağlık ile Kalın,
Sencer Bulut
International Sport Nutritionist & Health Coach
Certified Banting Coach – The Noakes Foundation

Meyve

Meyve

Meyve Hakkında;

• Mevsimsel ve yerel ise meyveler öcü değildir.
• Günlük tüketiminizi en fazla bir porsiyon taze ve yerel mevsim meyveleri ile sınırlandırın – özellikle kilo vermeye çalışıyorsanız.
• Tümü ile yendiğinde lif içerdiği için früktoz alımını bir nebze yavaşlatır.
• Çok daha az früktoz içeren meyveleri tercih edin!

Kabuğu daha fazla lif içerdiği için meyveyi bütün halde tüketin.
Sadece iyi yıkayın. Kim bilir yüzeyinde ne kadar kimyasal vardır?
Tahmini olarak, 2 gram früktoz bir çay kaşığı şekere denktir. Dikkatli olun!
Früktoz alımını ortadan kaldırarak veya en azında günlük 10 gramdan az bir seviye ile sınırlandırarak ağırlık kontrolünü ve sağlığınızı korumayı kolaylaştırabilirsiniz.
Hatta yapabilirseniz daha az bir orana düşürün.
Meyve Sizin için İyi Mi Kötü Mü?
Meyve bizim için faydalı olarak tanıtılır.

Doğada ve gıda endüstrisi tarafından bize sunulur.

Gerçekten bizim için faydalı mı yoksa meyveye karşı koyamıyor ve kendimiz için değil gıda endüstrisinin menfaatleri için mi tüketiyoruz?

Meyve ve Lif

Düşük miktarda früktoz ve yüksek miktarda lif içerenleri deneyin ve bunları tüketin.
Diyetisyenler dahil pek çok grup, kilo verme programları ve bazı öneriler sunanlar meyve dolu el arabasını çekmeye devam ediyor.
Meyveye karşı herhangi bir tavrım yok, hala meyvede pek çok fayda olduğuna inanıyorum. Ancak bana göre, günde BİR adet YEREL ve MEVSİMSEL meyve olmalı.
Evet meyveler belki rafine şekerden daha iyidir; ancak meyve hala problem çıkarabilecek kadar miktarda früktoza sahiptir. Bu da özellikle kilo vermeye çalışırken yağ yakımını azaltılabilen bir miktardır.

Aslında meyvenin sizi acıktıracağına inanıyorum. Kaçınız önünüzde bir salkım üzüm dururken, tek bir üzüm yiyebilir? Bunu bir çilekle deneyin. Bir elma bile sizi acıktırabilir. Bu da onların hangi amaçla yaratıldığı ile ilgilidir? Bir muz ve portakalda, bir çift elma, şeftali ve nektarinde 3 çay kaşığı şeker vardır.
Meyve doğal şeker kaynağıdır! Peki doğal her şey iyi midir? Mesela zehirli bir mantar türü de doğaldır!
Bu kadar basit.

Sorun şu ki, yılda 365 gün, günde 3 kez bazı şeker yapılarını alıyoruz ve metabolik sonuçları ile her gün neden kilo aldığımızı merak ediyoruz.
Günümüzdeki pek çok meyve, daha ince kabuğu ile yüksek şeker ve düşük lif içeriği, “sulu” olması adına bol su içeriği için “üretilmektedir”. Tüm bunlar, pazarlama, nakliye, raf ömrü ve kar amaçlı şeylerdir.

Pek çok meyve suyu, diğer asitli içecekler ile aynı şeker miktarına sahiptir.
Kendinizi kandırmayın!

Benim sorunum, bütün meyve yemeyle değildir. Bu meyveler, sıkılıyor, konsantre hale getiriliyor, kurutuluyor ve çeşitli gıda maddelerine katılıyor ve “doğal şeker” olarak pazarlanıyor. Bu ek işlemden geçirilmiş konsantre şeker ve düşük lif içeriği bana göre günümüz meyvelerinin farklı olduğu anlamına gelmektedir.
Meyve demeye bin şahit!

Ağacınızdan arka bahçenize düşmüş olan meyvenin 24-48 saat içerisinde çürüdüğünü; ancak süpermarketten almış olduğunuz “modern” meyvenin ise 10 gün üzerinde taze kaldığını hiç fark ettiniz mi?
Bu benim çocukluğumun meyvesi değildir.

Modern meyve üretimi, modern süpermarketler için gerekli miktarda ve süreklilik içerisinde üretim gerçekleştirmek için toprak yönetimini, çevre kontrolünü ve çeşitli kimyasalları içermektedir.
Bu hiç de “doğal” değil.

Şu anki meyve üretimi çeşitli seviyelerde kimyasallar da kullanmaktadır. Ticari işletmelerde toplandığında, dış kabuğu korumak için genelde kimyasallar ile kaplıdır. Daha sonra, oksijen bakımından zengin vakumlu depolama odalarına alınır ve sonrasında da 0 derecelik çekirdek ısısına kadar soğutulur. Bu işlem elbette meyveden meyveye ve yere göre değişiklik gösterir ancak bir işlem söz konusudur. Daha sonra meyve soğuk odalarda depolanır ve gerektiği şekilde dağıtımı yapılır.
Çoğu meyve sofralarımıza ulaşmadan önce aylar boyunca depolanmaktadır.
Öğünlerimizde şeker ve früktozdan kaçınmanın neredeyse imkânsız olduğunu unutmayın. Esas mesele, bunun nerede bulunduğunun, ne olduğunun farkına varmak ve uzun vadede asgari düzeye indirmektir.

Yerel çiftçilik topluluğunuzu destekleyin ve yerel, mevsimine özgü ve taze meyveler alın.
Sevgi ve Sağlık ile Kalın,

Sencer Bulut
International Sports Nutritionist & Health Coach
Certified Banting Coach – The Noakes Foundation