Yakın zamanda yapılan bir çalışma, egzersize adaptasyonda yer alan gen ekspresyonunun, yüksek fruktozlu mısır şurubu ve sofra şekeri tüketiminden etkilenip etkilenmediğini incelemiştir.

Egzersizin kronik hastalıklara yakalanma riskini azalttığı ve ömrü uzattığı bilinmektedir. Daha önemlisi fiziksel aktivite, yüksek tansiyon, diyabet, obezite, yüksek kolesterol gibi tanımlanmış kardiyovasküler risk faktörlerine kıyasla daha iyi bir yaşam kalitesi göstergesidir. Fiziksel aktivite, kas metabolik etkinliğini ve kasın diğer dokularla çapraz iletişimini arttırarak sağlığınız korumanıza destek olur.

Egzersiz ile Fruktoz Arasında Bağlantı Nedir?

Yüksek fruktozlu mısır şurubu içeren gazlı içecekler, konserve meyveler, şekerleme ve şekerli yoğurt gibi gıdaların ve sofra şekeri içeren gıdaların tüketiminin obezite ve diyabet vakalarındaki artışla bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Yüksek miktarlarda fruktozun, çok düşük yoğunluklu lipoprotein (veya VLDL, kötü bir kolesterol formu), esterleşmemiş yağ asitleri ve glikoz seviyelerini yükselttiği ortadadır.

İskelet kasları tarafından glikozun zarar görmüş tüketimi insülin direncine, çok yüksek seviyede insülin dolaşımına ve sonunda metabolik sendroma benzer bir durumun ortaya çıkmasına neden olur. Buna ek olarak, fareler üzerinde yapılan bir araştırma sonucuna göre, fruktoz tüketiminin, glikozu kandan iskelet kasına taşıyan ve fiziksel aktiviteye adaptif tepkide yer alan bir protein olan GLUT4 ekspresyonunu azaltabildiğini bulunmuştur. Yeni bir çalışmada ise ekspresyonu fruktoz tüketiminden etkilenebilecek ve fiziksel aktivite sonrası kasların yeniden şekillenmesine dahil olan genlerin daha kapsamlı bir analizini hedeflemiştir. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar Genes and Nutrition’da yayınlanmıştır.

Çalışma, dört gruba ayrılmış erkek fareler üzerinde gerçekleştirilmiştir, bu gruplar: hareketsiz kontrol, egzersiz kontrol, fruktoz tüketen hareketsiz ve fruktoz tüketen egzersiz. Her grup, sekiz hafta boyunca özelliklerine göre incelenmiştir. Egzersiz gruplarındaki fareler başlangıçta bir koşu çarkı testine tabi tutulmuştur ve sekiz hafta boyunca orta yoğunlukta egzersiz yaptırıldıktan sonra koşu çarkı testi tekrarlanmıştır. Sekiz hafta sonunda farelere ötenazi yapılıp ve kan örnekleri ile quadriseps kas dokuları alınmıştır. Kan örnekleri, insülin, trigliserid ve glikoz seviyelerini belirlemek için kullanılıp ve sonuçlar insülin direncini, insülin salgılayan hücreleri ve insülin duyarlılığını değerlendirmek üzere incelenmiştir. Quadriseps kasından izole edilen RNA, kantitatif gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu tekniği ile 19 genin ekspresyonunu ölçmek için kullanılmıştır.

Egzersiz Esnasında Fruktoz Tüketimi Gen Ekspresyonunu Azaltır!

Dört grubun da vücut ağırlıkları çalışmanın başlangıcında aynı iken sekiz hafta sonunda egzersiz kontrol grubundaki farelerin vücut ağırlığı en düşük, fruktoz tüketen egzersiz grubundaki farelerin vücut ağırlığı ise en yüksek çıkmıştır. Bingo!

Egzersiz veya fruktoz tüketiminin serum insülin veya glikoz seviyeleri üzerinde veya insülin duyarlılığı, insülin direnci ve insülin salgılayan hücrelerde önemli bir etkisi olmamıştır.

FAKAT, fruktoz tüketimi, trigliserid seviyelerini önemli ölçüde arttırmıştır. Koşu çarkı testi ile fiziksel durum değerlendirmesine göre, hem egzersiz hem de fruktoz tüketen egzersiz grupları, sekiz haftalık koşu çarkı eğitiminden sonra önemli gelişmeler göstermiştir. Fruktoz tüketimi hem hareketsiz hem de egzersiz grubunda quadriseps kaslarında bir dizi genin ekspresyonunu azaltmıştır. Bu iki grubun kaslarında gen ekspresyonu seviyeleri PGC-1α, FNDC5, NR4A3, GLUT4, Atg9, Lamp2, Ctsl, Murf-1, ve MAFBx/Atrogin-1 olmuştur. Ek olarak, Errα ve Pparδ ekspresyon seviyeleri, sadece egzersiz grubu farelerde azalmıştır!

Fruktoz Egzersizde Önemli Olan Gen Ekspresyonunu Bozuyor

Genel olarak, bu sonuçlar, fruktoz tüketiminin kasın egzersiz tepkisine aracılık etmek için önemli olan genlerin ekspresyonunu bozduğunu ortaya koymaktadır. Bu genler, aerobik solunum ve glikozun oksidatif metabolizması, mitokondrinin büyümesi ve çoğalması (enerji üretim organelleri) ve protein bozunum yollarında bulunur. Protein bozunum yolları, kaslardaki bozunmuş proteinlerin, kas yeniden şekillenmesinin ve insülin duyarlılığının giderilmesinde önemli bir rol oynar.

Özellikle, bu çalışmada gözlemlenen aerobik solunumla ilgili genlerin bozulmuş ekspresyonunun,  oksidatif kas dokusu ile insülin direncinin gelişimi arasında bir bağlantı olduğunu öne sürerek, insülin duyarlılığının aerobik egzersiz nedeniyle gelişmediği kişilerde de gözlemlenmiştir.

Bu bulgular ışığında, fruktozun sporculara verdiği olası zararlar ispatlanmıştır. Bana kızacaksınız belki ama meyvelerin ve yeni protein katkılı sütlerin bu noktada nasibini alması gerektiği kanaatindeyim. Antrenmanlardan önce veya sonra tüketilen muzların ve protein katkılı sütlerin içerdikleri fruktoz yapılan çalışmada kullanılan sofra şekeri ve mısır şurubundan ne kadar farklı davranabilir emin değilim. Meyvelerden almak istediğiniz lifi, vitaminleri ve mineralleri acaba sebzelerden mi almayı denesek? Bu fikrin sporculara fayda sağlayacağı kanısındayım.

Belki de en doğrusu ağzımıza tatlı gelen gıdalardan bir miktar uzak durmamız gerektiğidir.

Daha bilinçli beslenme ve spor yapmanız dileği ile,

Sencer Bulut

Sports Nutritionist