Birçok arkadaşınız ya da aile bireylerinden, tiroit bozukluğu ile ilgili sağlık problemlerinin bahsedildiğini duymuşsunuzdur. Tiroidin ne olduğunu ve niçin bu kadar önem taşıdığını merak ediyorsanız, makalenin devamını okumak isteyeceksiniz.

Tiroit bezi, adem elmasının hemen üstünde, boyun başlangıcında yer alan küçük ve kelebek biçimli bir bezdir. Nispeten küçük olmasına rağmen, tiroit bezi vücudumuzda önemli bir rol üstlenerek, kalp, beyin, karaciğer, böbrekler ve cilt dâhil olmak üzere vücudun en büyük öneme sahip organlarının birçoğunun fonksiyonlarını etkiler. Tiroit bezinin sağlıklı olmasının ve düzgün çalışmasının sağlanması, vücudun genel anlamda sağlığı için hayati önem taşır. Tiroit bezini, vücudun çalışma hızını belirleyen bir araç motoru gibi düşünebilirsiniz.

Tiroidin ihtiyaç duyduğu ‘yakıt’ ise iyottan gelir. Tiroidiniz, iyotu iki hormonun üretiminde kullanılır – Tiroksin (T4) ve Triiodotronin (T3). Bu hormonlar, sağlıklı beyin ve karaciğer fonksiyonları için gereklidir. İyot yetersizliği, şimdilerde önlenebilir beyin hasarının en büyük nedeni olarak kabul ediliyor. Yapılan çalışmalar, iyot bakımından yetersiz grupta yer alan okul çocuklarının, yeterli oranda iyot alan çocuklara oranla, okullarında düşük performans gösterdikleri ve IQ seviyelerinin daha düşük olduğunu, ayrıca yüksek oranda öğrenme güçlüğü görüldüğünü gözler önüne sermiştir.

Genel olarak 2 Tip tiroit bozukluğu bulunmaktadır: Hipo ve Hiper tiroidi

Hipotiroidi, ikisi arasında daha yaygın olandır. Tiroidin yetersiz çalışması durumunu tanımlamak için kullanılan bir ifadedir ve her yıl milyonlarca insanı etkilemektedir. Tiroit büyümesi ya da guatr, iyot yetersizliğinde ilk ortaya çıkan ve en belirgin belirtilerden biridir. Yetersiz tiroit aktivitesinin yaygın belirtileri şunlardır: kilo artışı, sıvı tutulumu (ödem), ciltte kuruluk, kabızlık, saçlarda kuruluk ve hassasiyet, saç dökülmesi, üşüme hali, depresyon, zayıf hafıza/konsantrasyon bozukluğu, kas ağrısı, cinsel istek kaybı ya da iktidarsızlık. Yetişkinlerde ayrıca tepki yavaşlaması ve zihinsel fonksiyonların zarar görmesi şeklinde belirtiler de ortaya çıkabilir.

Hipotiroidi, kadınlarda menstürasyon düzenini etkileyerek, ağrılı, düzensiz adet dönemleri ve infertiliteye neden olabilir. İnfertil kadınlarda hipotiroidi olma ihtimali iki kat daha fazla iken, bu bozukluğa sahip olan kadınların düşük yapma ihtimali normalinin iki katıdır. Ayrıca, hipotiroidi sahibi kadınların ölü doğum yapma ve erken yeni doğan kaybı yaşama ihtimalleri normalden yedi kat daha fazladır. Gebelikte ve doğum sonrası tiroit hormonlarının düşük seviyelerde olması, çocuğun IQ seviyesi üzerinde hayat boyu sürecek olumsuz etkilere neden olabilir.

Hipertiroidi, daha nadir görülen bir bozukluk konumundadır. Kilo kaybı ile birlikte iştah artışı, sıcaklığı tolere edememe, nefessizlik, huzursuzluk ve taşikardi gibi olumsuz etkileri bulunmaktadır.

Düzenli iyot alımını sağlamanın en iyi yolu, uygun diyetin uygulanmasıdır. Yukarıda belirtilen semptomlara sahip olduğunuzu düşünüyorsanız, iyot desteği almadan önce medikal yardım almanız en iyisi olacaktır. Bununla birlikte, doğal ve önleyici bir önlem olarak, daha fazla deniz ürünü tüketimi önerilir.

Doğal iyotun en bol bulunduğu kaynaklar deniz yosunu, özellikle de makro alglerdir. Vervella, İskoçya ve Norveçin bakir kıyılarından gelen %100 organik kahverengi deniz yosunu algleridir (Ascophyllum nodosum). Japonya deniz yosununun aksine, insanlar tarafından saçılan radyasyon ya da benzeri maddelerle karşılaşmamıştır. Ayrıca, vücudunuzu en iyi haline taşıyacak mükemmel bir Omega 3, 6 ve 9 dengesine sahiptir.

Detaylı bilgi için; www.vervella.com

Sevgi ve Sağlık ile Kalın,
Sencer Bulut
International Sport Nutritionist & Health Coach