Karnivor (Etobur) Diyet

Karnivor diyet, son zamanlarda insanları et yemeye ve başka her şeyden uzak durmaya teşvik eden en yeni beslenme trendlerinden birisidir. Dr.Shawn Baker ile beraber özellikle Amerika’da meşhur olmuş ve birçok kişi tarafından uygulanmaktadır. Bu yazıyı yazmamdaki en büyük sebep, aldığım eposta ve sosyal medya mesajlarından gelen ricalar olmakla birlikte bu beslenme sistemini kesinlikle ne övüyor ne de yeriyorum. Sadece ne olduğunu kısaca anlatacağım ve 16 gündür bu beslenme sistemini uyguladığım için yaşadıklarımı sizle paylaşacağım.

Sizin için kendimi feda ediyor ve bu beslenme sisteminin sonunda da kan değerlerimdeki farkı beraber inceleme fırsatı bulacağız. Bugüne kadar neler hissettiğimi ve neler yaşadığımı yazının sonunda anlatacağım.

Sadece ve sürekli et yemek bugüne kadarki en tartışmalı diyetlerden birisi haline gelmiştir. Çünkü bize hep etin sağlıksız olduğu, hastalıkları tetiklediği ve her ne pahasına olursa olsun kaçınılması gereken damar tıkayan bir gıda olduğu öğretildi.

Dr.Shawn Baker ile beraber, enerji ve mental algılamayı arttırdığı ile ciddi kilo verdirdiğini ifade eden insanların ortaya çıkmasıyla günümüzde hızla popüler olmaktadır.

Karnivor Diyet Nedir?

Karnivor Diyetin prensibi basittir: sadece hayvansal gıdalar ye ve başka her şeyden uzak dur!

Mottoları budur!

Bu da her tür karbonhidratı sınırladığınız anlamına gelmektedir; hatta diyetinizden sebzeleri (bitkileri) bile çıkarmanızı gerektirir. Vegan diyetinin tamamen tersi gibi düşünebilirsiniz.

Ketojenik diyete benzer olarak karnivor diyet enerji kaynağı olarak genellikle yağ ve proteinleri kullanmaya dayanır.

Bilim bizi sağlıklı olabilmemiz için yoğun et tüketiminden uzaklaştırarak bitki temelli bir beslenmeye yönlendirirken, insanların iddia ettiği olumlu faydaların büyük bir kısmı, bu yaklaşımı sanki daha sağlıklı yaşam vaat eden bir araca dönüştürmektedir.

Ketojenik diyeti denemeye yönelen insanlar gibi, pek çoğu aynı sebepten ötürü et ağırlıklı bir beslenme şekli benimsemiş olan insanlar, zihinsel berraklık, daha hızlı kilo kaybı, daha iyi performans ve daha sağlıklı bir sindirim sistemi gibi deneyimlerinden bahsetmektedirler.

Bu basit yaklaşım aynı zamanda bu diyeti, herhangi bir komplikasyona yol açan beslenme yöntemlerini uygulamaya gerek kalmadan diyet yapmak isteyen herkes için cazip hale getirir. Yani, makroları veya kalorileri saymak, öğünlerinizi zamanlamak veya zaman aralıklı açlık için endişelenmenize gerek kalmaz.

Karnivor diyet ideolojisi ketojenik diyete ilişkin benzer çalışmalara dayanır.

Örneğin, McMaster Üniversitesi araştırmacılarının yaptığı bir araştırma yüksek miktarlarda karbonhidrat tüketen kişilerin düşük karbonhidrat diyeti yapan kişilerden  %30 daha fazla ölüm riski olduğunu ortaya koymuştur. Ama burada dikkatinizi çekmek isterim ki DÜŞÜK kelimesi var, yani sıfır karbonhidrat değil. Yani bu beslenme sistemi ile ilgili faydaları bana savunan yurt dışındaki dostlarıma hep şunu söylemekteyim:

 

“Düşük karbonhidratlı, sağlıklı-yüksek yağlı (LCHF) bir beslenme sistemi ile hiç karbonhidrat içermeyen bir beslenme sistemi arasındaki fark, bütün gün karbonhidrat tüketen insanların beslenmesi kadar birbirinden uzak olabilir.” SB

 

Sonuç olarak dünya çapında karnivor beslenen kişilere ilişkin bu tür olumlu duyumlar ortaya koyan çalışmalar bu diyeti incelemem değer bir diyete dönüştürmektedir ve kendi üzerimde bu yüzden denemekteyim.

Karnivor Diyet’in Tarihçesi

Karnivor Diyeti tarih içerisinde bu kadar dikkat çekici yapan nedir?

Tarihte herhangi bir medeniyetin yükselişinden çöküşüne kadar insan popülasyonu, hiçbir zaman bütünüyle bitki temelli veya karbonhidrat ağırlıklı bir beslenme sürdürmemiştir.

Ancak atalarımızın ne yediğine yakından bakacak olursak, farklı nesiller için Karnivor Diyet benimsemiş farklı etnik ve coğrafik özelliklere sahip çeşitli popülasyonlar olduğunu görebiliriz;

Et ve süt ürünleri ile beslenen Moğolistan Göçebeleri.

Öncelikli beslenmesi et ve sütten oluşan Doğu Afrikalı Masai halkı.

Çoğunlukla sığır ürünleri tüketen Brezilya’nın Gaucho yerlileri.

Balık, ren geyiği ve deniz ürünleri ile beslenen Rus Arktik Chukotka halkı.

Mors, fok, balina eti ve balıkla beslenen Kanada eskimoları.

Et ağırlıklı beslenen atalarımızın pek çoğu yalnızca hayatlarını sürdürmekle kalmadılar, ayrıca güçlü sağlık belirtileri de gösterdiler FAKAT; elimizde yüzde yüz bir kanıt yok ki, atalarımızın SADECE ET ile beslendiği ile ilgili! Çoğunlukla et ve süt ürünleri tüketmek, tamamen tüketmek demek değil ki? Buradaki faydalar, beslenme sistemlerine yüzde 20-30 sebze ekliyor ise biz bu durumu sadece et yiyorlardı diye yorumlayabilir miyiz? Ciddi şüphelerim var.

Örneğin, Point Hope’lu Eskimolar aldıkları kalorinin %50’si yağ ve %35’i proteinden oluşan mors, balina ve deniz ürünlerini kapsayan katı bir hayvansal gıda odaklı beslenme türü izlemişlerdir. Peki geri kalan %15?

Karnivor Diyet Nasıl Etki Eder?

Hayvansal gıdalarda karbonhidrat oranı sıfırdır. Beslenme şeklimizdeki karbonhidratları sınırlandırdığımızda bazı besin maddelerine olan ihtiyacımız da azalabilir.

Tamamen et-sıfır karbonhidrat olarak beslendiğimizde karbonhidrat metabolizmasında bulunan çoğu vitamine ihtiyacımız kalmayabilir.

Beslenme şeklimizden karbonhidratları tamamen çıkardığımızda, vücudumuz başka enerji kaynakları aramaya başlar ve keton cisimcikleri ile enerji elde etmek için gerekli yağları kullandığı bir ketosis durumuna girecektir keza bu LCHF ve Ketojenik beslenme sistemlerinde de olmaktadır.

Ketosis yoluyla enerji için yağ tüketimi vücudumuz ve beynimizin tercih ettiği bir enerji kaynağıdır ve pek çok sağlık faydasını da beraberinde getirir. Bu faydaları zaten karbonhidratı sıfır seviyesine getirmeden de alabiliyoruz. Dolayısı ile karnivor beslenme sisteminin direk faydasıymış gibi bir algı oluşmasın lütfen.

Ketojenik diyet ortalama %60-70 oranında yağ, %20-30 oranında protein ve %5-10 oranında karbonhidrat alımını önerirken karnivor diyetin makro oran zorunluluğu yoktur – yalnızca hayvansal ürünler tüketmek bu diyetin önceliğidir.

Karnivor Diyet Yapanların Notları/İddiaları:

Yemek Yemenin Kolay Yolu

Karnivor diyete olan ilgi, büyük oranda diyetin basit protokolüne bağlıdır. Herkes, hangi yiyeceklerin hayvansal kaynaklı olup hangilerinin olmadığını bilir.

Makro besinler, kalori sayımı, öğün zamanlaması ve yemek hazırlama gibi konularda kafanız karışıyorsa yalnızca et içeren bir diyet, insanların sanıyorum işine gelmektedir.

Pahalı bir yaşam tarzı gibi görünse de, et oldukça doyurucu bir besindir ve karnınız acıkmadan daha uzun süre geçirebilirsiniz diyorlar ama etin kilosu ülkemizde biraz pahalı.

Daha İyi Bir Sindirim Sistemi

Lif, hemen hemen her diyetin temelidir ve vücudunuzun sindirim sistemini geliştirmek için iyi bir yol olarak kabul edilir.

Fakat et meraklıları daha farklı bir görüş öne sürmektedirler ve bu görüşlerini bilimle de destekleyebileceklerini belirtiyorlar.

Karnivor Diyet yapanlar, lifi diyetinizden çıkarmanın sindirim problemlerini daha iyi çözdüğüne inanmaktadır. (Bir kişi yorumunda hassas bağırsak sendromunu böyle yendiğini iddia ediyordu.)

Elde edilen bazı sonuçlara göre lifli ürünler tüketmeyen kişiler sindirim sorunlarında, daha az şişkinlik ve gaz sorunu yaşıyorlarmış.

Daha Hızlı Kilo Kaybı

Eğer temel amacınız kilo vermek ise, sadece et içeren bir diyet benimsemek karbonhidrat eksikliğinden dolayı kan şekeri seviyelerini korumanıza yardımcı olacaktır.

Vücudunuzun yağ biriktirmesinin büyük bir sebebi vücudunuzun insüline duyarlı olmamasıdır. Bu da her zaman karbonhidrat tükettiğiniz anlamına gelir, enerjiden daha ziyade yağa dönüştürülür.

Karbonhidratı tamamen kısıtlamak insulin hassasiyetinizi iyileştirebilir.

 

“Et yemenin ve düşük karbonhidratlı sağlıklı-yüksek yağ diyetini sürdürmenin vücudunuzun açlık hormonunu düzenler, bu da sizi her iki saatte bir tatlıya ihtiyaç duymadan uzun süre boyunca doyurmanızı sağlar.” SB

 

Karnivor Diyet Güvenli Midir?

Bu soruya benim cevabım bilmiyorum! Pek sanmıyorum!

İnsanların sahip olduğu endişelerden biri, sadece et içeren bir diyetin doymuş yağ içeriği nedeniyle kalp hastalığı riskini artırmaktadır.

Ancak son raporlar, doymuş yağların kalp krizi için suçlu olmadığını ve şekerin kalp hastalığının önde gelen sebebi olduğunu göstermiştir. Bunu geçin!

Peki, vücudun asit dengesi? Benim en büyük endişem bu konu üzerinde! Kanın pH’ı ne olacak? Veya ürik asit seviyelerimiz?

İlk başta sadece et yemek için çılgınca gelebilirken, odakta artış, önemli kilo kaybı ve iyileştirilmiş duygu durumunu iddia eden çok miktarda anekdot referansları yüzünden yazının başında belirttiğim gibi 16 gündür bu beslenme sistemini uyguluyorum.

Gün içinde 10 yumurta beyazı, ve 1kg kırmızı et tüketmekteyim. Yani sizin anlayacağını 16 gündür 1gram karbonhidrat almadım. Bol su ve kahve içiyorum.

Bir kere, enerjiyi nerden alacağız? Gibi “kime zekât vermeliyiz?” seviyesindeki soruları bana sormayın artık! Bunları aştığımızı düşünüyorum. Yağlarında harika bir enerji kaynağı olduğunu biliyoruz değil mi? Elbette.

Peki, bende ne gibi değişiklikler oldu 16 günde;

  • Güçlüyüm, en az eskisi kadar. 16 gündür günde 1 saat bisiklet (kardiyo) ve 1 saat ağırlık çalışmaya devam ettim. Hiç ara vermeden antrenmanlara devam edebildim.
  • 5kg verdim, ama bunun karbonhidrat hiç almadığım için büyük bir kısmı elbette sudur.
  • Modum iyi değil! Yani mutlu değilim! Ara ara dalıp gidiyorum, aç değilim ama mutlu değilim sanki.
  • Akşam 19-20:00’dan sonra müthiş bir yorgunluk geliyor. Sabaha hiçbir şey olmamış gibi kalksam da su içmeye mecalim kalmıyor sanki. Gerçi bu durum son 4 gündür azaldı sanırım adaptasyon sağlıyor vücut.
  • Keton seviyem ciddi artış gösterdi, 4-5mmol bandında ve açlık şekerim 75 civarlarında seyretmekte. Tansiyonum 10-5… gibi gibi

Dediğim gibi, bu beslenmeyi 30 gün dayanabilirsem 60 gün devam ettirip kan değerlerimi paylaşacağım. Lipid profilimi, şeker dengemi ve asit seviyemi merak ediyorum. Peki değerler iyi çıksa bile, ki pek sanmıyorum, devam edebilir miyim? Hayır çünkü sürdürülebilir bir beslenme sistemi değil.

Çünkü;

  • Avokado
  • Ceviz
  • Peynir
  • Ve yeşillikleri şimdiden özledim.

Kalın Sağlıcakla,

Sencer Bulut

ETOBUR