Kolin bugüne kadar hiç duymadığınız bir besin maddesi olabilir, ancak burada duymanızı gerektiren nedenler var – özellikle de hamile kadınlar için.

Belki de bunun sebebi onu beslenme etiketleri üzerinde görmediğinizdendir, ancak kolin – küçüklükten yaşlılığa kadar önemli bir besin maddesidir. Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Araştırması verilerine göre, 10 kişiden 1’inde yeterli kolin bulunmakta ve gebelik sırasında – en çok ihtiyaç duydukları anda- kadınlar arasında bu yüzdeler düşmektedir.

Genel hatlarıyla B-vitamini ailesiyle ilişkiye sahip olmasına rağmen, kolin ne bir vitamin ne de bir mineraldir. Vücutlarımız biraz kolin üretsede, ancak bu ihtiyaçlarımızı karşılamak için yeterli değildir. Geçen yıl, Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), gebelik süresince 450 mg ve emzirme döneminde 550 mg olmak üzere kadınlar için günde 425 mg,  erkekler için ise günlük 550 miligram (mg) alımını önermiştir.

Bu neden önemlidir?

Kolin doğumdan önce ve bebeklik döneminde beynin gelişimi için hayati öneme sahiptir ve kolin eksikliği yetişkinlerde de önemli sağlık riskleri oluşturabilir.

Kolin ve gebelik

Kolin gebelik sırasında folik asit kadar önemlidir. North Carolina Üniversitesi’nde beslenme ve pediatri profesörü olan Stephen Zeisel, ” Kolin fetal beyin gelişimi için önemli bir besindir ve doğru zamanda orada değilse, bebeğin beyni doğru biçimde oluşmaz” demiştir.

Caudill, “kolin bebeklerin yaşam boyu yüksek tansiyon, tip 2 diyabet ve depresyon gibi stresle ilişkili hastalıklara sahip olma riskinin daha az olabileceğini belirtmiştir. Doğumdan sonra kolin, bebek ve küçük çocuklarda normal beyin gelişimi için hayati önemini korumaktadır.

Son araştırmalar, hamile kadınların yalnızca %8,5’inin günlük kolin önerilerini karşıladığını gösteriyor, ancak geçen yıl itibarıyla, hamileler için en çok önerilen 25 doğum öncesi multivitaminden hiçbirinde 450 mg’lık kolin dozu yoktur. Bu, Amerikan Tabipler Birliği’nin (AMA) kısa süre önce doğum öncesi vitaminlerdeki kolin miktarını artırmak için çağrıda bulunması konusunda harekete geçirmiştir.

Kolinin diğer bir seçeneğin de ayrı bir kolin takviyesinin olduğunu ve gebelik sırasında 110 mg’lık takviyelerin boşlukları doldurmada iyi bir başlangıç olabileceğini bugün uzmanlar düşünmektedir.

Gebeliğin ötesinde: Yaş, cinsiyet ve genetik

Düzenli ve yeterli emziren çocuklar yeterli miktarda kolin almaktadırlar- ancak bu oran yetişkinlerde azdır. Bu, cinsiyetinize, yaşınıza ve genetik yapınıza bağlı olarak bir sorun olabilir. Araştırmalar, insanların yaklaşık yüzde 10’unun günde 850 mg’a ihtiyacı olabileceğini gösteriyor.

Genç kadınlar koline ihtiyaç duyabilir, duymayabilir de, ancak erkekler ve yaşlı kadınlar kesinlikle ihtiyaç duyarlar.

Peki neden?

Kendi kolinini yapan gen östrojen hormonu devreye girebilir, bu nedenle bazı genç kadınlar bu geni açabilir ve kendi kolinini oluşturabilir. Bununla birlikte, erkekler ve menopoz sonrası kadınlarda yeterli kolin üretmek için gerekli miktarda östrojen bulunmamaktadır. Evrimsel açıdan, gebelik sırasında kolin ihtiyacına bağlı olarak bu durum mantıklıdır.

Premenopoz dönemindeki kadınların neredeyse yarısının diyet veya takviye ile ekstra koline -özellikle de gebelik sırasında- ihtiyaç duyduğunu, bunun sebebinin de “östrojen geçişini” devre dışı bırakan genetik bir değişime sahip olduklarını hatırlamakta fayda var.

Kolin eksikliği yağlı karaciğer gelişim riskini artırabilir ve belirli genetik değişiklikler eşliğinde kadınlarda meme ve erkeklerde de prostat kanseri riskini artırabilir. Kötü haber bu. İyi haber ise, diyet veya takviye ile yeterli kolin alırsanız, genleriniz, cinsiyetiniz veya yaşınız önemli bir sorun teşkil etmeyecektir.

Kolini nereden sağlayabiliriz?

Kolin doğal olarak yumurta sarısı, somon ve diğer balık, et, kümes hayvanlarında bulunur. Kolinin en iyi besin kaynağı yumurtalardır; büyük bir yumurta hamile bir kadın için günlük kolin ihtiyacının dörtte birini ve 4-8 yaşı aralığındaki çocukların ihtiyaçlarının yarısından fazlasını sağlar.

Birçok yetişkin, kolin içeren yiyeceklerden kaçınmaktadır çünkü kolesterolden korkarlar (ki bunun artık hiç te öyle olmadığı onlarca araştırma ile kanıtlanmıştır). Süt ürünleri, yumurta ve et yemiyorsanız, yeterli miktarda kolin almak sizin için çok daha zordur.

Dolayısı ile sağlıklı bir yaşam için, takviye kullanımından önce beslenme düzenine dikkat etmek ve doktorunuza danışmadan takviye kullanmamak önemlidir.