Yerin üstündeki sebzelerin tüketilmesinin sağlığımız için ne kadar faydalı olduğunu biliyoruz. Peki dünyanın büyük bir kısmını kaplayan sularda yaşayan sebzeler için aynı şeyleri söyleyebilir miyiz?

Evet! Hem de daha fazlası!

Bildiğiniz üzere deniz yosunu(algler) denildiğinde akla bir sürü renkte, tipte ve özellikte bitki gelir. Bu yüzden deniz yosunu kelimesi çok genel bir isim olmakla birlikte, suyun içinde hayatta kalabilmiş, ona göre evrimleşmiş ve/veya orda doğmuş bitki türlerinin genel adıdır.

Birçok farklı özellikleri ve buna bağlı grupları olması ile birlikte isterseniz renklerine göre bir bakış açısı getirelim.

Kabaca deniz yosunları, kahverengi, yeşil ve kırmızı olmak üzere üç grupta incelenebilir. Bu üç rengin ilk belirlenebilir ayrıştırıcı özelliği güneş ışıklarını nasıl yansıttıkları ve absorbe ettikleri ile ilişkilendirilir.

Yeşil yosunlar hemen hemen tüm sularda (tuzlu veya tatlı) yüzeye yakın bir şekilde yaşayabilen bir bitki türüyken, kahverengi yosunlar ise tuzlu ve kayalık olan temiz sularda daha soğuk-derin kıyılarda yaşayabilen bir türdür. (Kelp veya Ascophyllum Nodosum)

Hayatta kalması için, fotosentezin yeterli olmamasından kaynaklı (çünkü yeşil değil) olarak daha fazla besini absorbe etmeye ihtiyaç duyar! Aksi halde çok hızlı bir biçimde ölürler. Buradan yola çıkarak, kahverengi deniz yosunu, yeşil ve kırmızı yosunlardan daha narin yapısı ile birlikte daha fazla besleyici içeriğe sahiplerdir.

Yeşil yosunların en önemli özelliği ve faydası klorofilden gelir. Klorofil insan sağlığı için son derece gerekli olup, dokuların oluşması ve tamirinde, ülser mide asidi ve benzeri rahatsızlıklarda ve bence en önemlisi taşıdığı OKSİJEN miktarından ötürü, kanın oksijen dengesinin sağlanmasına destek olur!

Kahverengi yosunların ise içinde bulunan, Fucaxantine çok etkili bir antioxidant olarak insan vücudunun temizlenmesine serbest radikal ve ağır metallerden kurtulmasına destek olur. Buna ek olarak, etkili bir prebiyotik kaynağı olan kahverengi yosunlar bağırsak florasının ve buna bağlı olara bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur.

Yeşil yosunların hücre duvarında selüloz bulurken, kahverengi deniz yosununun hücre duvarı selüloz ve alginik asitten oluşur. Alginik asit ise, ağız sağlığı bakımından da hayati bir önem taşır ki tükürük besinin doğru çalışmasından, dişlerin üzerinde oluşan çatlakların içinde mikrobiyal faaliyetlerin önlenmesine yardımcı olur. Alginik asit zaten kahverengi deniz yosununun CIVA barınmamasının en önemli sebebidir. Hücre zarından cıvanın geçişine engel olurken, vücudunuzdaki ağır metal seviyeleri arttıysa bununda dışarı atılmasına destek olur.

Bir farklı özelliğe değinecek olur isek, fotosentetik pigment olarak yeşil algler “klorofil a ve b” içerirken kahverengi yosunlar “klorofil a,b ve xanthophylls” içerir!

Xanthophylls ; balıkta ve kahverengi deniz yosununda bulunan bu madde, etkili bir antoksidant olup ; gözler için etkili olan A vitamini üretiminde etkili bir katalizör, bağışıklı sistemi için etkili bir enfeksiyon önleyici, erkeklerde çinko ile birlikte çalışabilen daha kaliteli sperm üretimi için aktif bir yol göstericidir.

Aslında tüm yosun türleri doğru hasat edilip temiz sulardan toplanıyor ise insan sağlığına faydalıdır.

Okyanus sebzeleri sağlığın korunmasına yardımcı olan birçok besin kaynağının deposudur. Vücudunuzun ihtiyacı olan iyot, kalsiyum, potasyum, demir ve magnezyum içeren bu okyanus sebzeleri 10’dan fazla vitamin, 20 amino asit ile sizi destekler!

Deniz yosunlarının sağlığa faydaları:

Diyetlerinizde yağ yakımının artmasına,

Vücudun bağışıklığını artırmaya,

Toksinlere ve radyoaktif elementlere karşı direnmeye,

Tiroit bezinin doğru çalışmasına,

Metabolizmanın doğal bir yolla korunmasına,

Düşük tuz diyetinden dolayı önemli minerallerin eksikliğine,

Kalsiyum içeriğiyle kemikleri güçlendirmeye, yardımcı olur!

Sevgi ve Sağlık ile Kalın,
Sencer Bulut
International Sport Nutritionist