Evet, bu bir bağımlılıktır.

Üzerinde fazla durulmayan, yokmuş gibi davranılan ve insanlığı büyük bir tehdit altına almış bir bağımlılık. Bunu fark edip, bu zehirden kurtulmak istediğinizde bilin ki o sizi o kadar kolay bırakmayacak.

Alkol ve sigara bağımlılığını düşünün lütfen.

Alkolü ve sigarayı bırakmak isteyen insanların çektiği zorluklar. Vücutlarının bunu istemesi, insanları krize sokması, modunu düşürmesi. Bunların hepsi şekeri bıraktığınız zaman başınıza belli ölçü de gelecektir. Alkol ve sigarayı bırakmaya çalışan insanlar gördüğünüzde canları bu zehirleri istiyor değil mi? Peki siz onlara, vücudun istiyor iç bir tane diyor musunuz? Hayır… Peki, şeker ve türevlerini bıraktığınızda canım istiyor kelimesini her duyduğunuzda neden aynı tepkiyi vermiyorsunuz? Çünkü bu bağımlılık toplumda hala kabul edilmiş değil.

Sağlıklı bir beslenme düzenine geçtiğinizde (bu düzen elbette ki düşük bir karbonhidrat diyetidir.) şeker aşermeleri ile baş etmenin en iyi yolu, yağ ve protein içeren gıdaları tüketmektir. Bunlar, hızla tokluk hissi verecek ve doğal olarak aşermenizi dindirecektir. Pes edip tatlı şeylerden birazcık tüketmekten kaçınmalısınız.

Unutmayın “bir lokma”, “azıcık”, “minnacık” gibi istisnalar bütün çabanızı yok etmek için bir ısırık kadar kolay ve yakındır. Şeker aşermelerinin bağımlılığın bir parçası olduğunu ve açlığınızı şeker ile dindiremeyeceğinizi bilmenizi isterim.

Bu direnci gösterdiğinizde, tatlı şeylere (şeyler diyorum çünkü bunlara gıda demek içimden gelmiyor.) karşı olan isteğinizi yitireceksiniz. Bu süreç kişiden kişiye göre değişmekle birlikte bir iki aya tamamlanmış olacaktır. Bir kez o sahneye çıktıktan sonra artık tatlı şeyler yiyemediğinizi gördüğünüzde çok şaşıracaksınız. Çay ve kahveyi şekersiz içen insanların, şeker atıldığında ne kadar kötü olduğunu söylemesi ve şeker koyarak içen insanların asla şekersiz içemeyeceklerini düşünmesi gibi.

Şekerin azı çoğu olmaz. Şeker zehirdir.

Aynı bir fırt sigara gibi…

Sevgi ve Sağlık ile Kalın,
Sencer Bulut