Cilt kremlerinden kimyasal deri soyuculara kadar sözüm ona yaşlanma önleyici ürünler 250 milyar dolarlık bir sanayinin parçasıdır. Ancak bilim adamları henüz tıbbi koşulları karşılayabilen bir uzun ömür iksiri bulamamıştır. Öte yandan, bir grup araştırmacı nikotinamid adenin dinükleotit, ya da kısaca NAD+ olarak anılan bir bileşik sayesinde bu hedefe yaklaştıklarına inanıyorlar.

“NAD+ gençlik pınarına en yakın adımımız,” diyor Prof.David Sinclair, Harvard Tıp Okulu Paul F. Glenn Yaşlanma Biyolojisi Merkesi eş-direktörü. “Bu yaşamın varlığı için en önemli moleküllerden biri ve o olmadan 30 saniye içinde ölürsünüz.”

Bütün canlı hücrelerde bulunan bir molekül olan NAD+ hücre yaşlanmasının kontrolü ve bütün vücutta doğru işlevin devamı için hayati önem taşmaktadır. İnsan ve hayvan bünyelerindeki NAD+ oranı zaman içinde önemli ölçüde azalır ve araştırmacılar yaşlı farelerdeki NAD+ seviyesinin tekrar yükseltilmesinin onların daha genç görünmesine ve davranmasına olduğu gibi beklenenden daha uzun yaşamasına da neden olduğunu keşfetmiştir. Mart 2017’de Science dergisinde yayınlanan bir çalışmada Sinclair ve meslektaşları bir grup farenin su kaynağına NAD+ seviyesini yükselttiği bilinen bir bileşik koyarak birkaç saat içinde farelerdeki NAD+ seviyesi önemli ölçüde arttığını gözlemlemişlerdir. Bir haftaya kadar yaşlı farelerin dokuları ve kaslarındaki yaşlanma belirtileri araştırmacıların 2 yıl yaşındaki bir fare ile 4 ay yaşındaki bir farenin dokuları arasındaki farkı ayırt edemeyeceği seviyeye kadar gerilemiştir.

Şimdi bilim adamları insanlarda benzer sonuçlar elde etmeye çalışmaktadır. Başka bir grup araştırmacının Kasım 2017’de Nature dergisinde yayınladığı bir rasgele kontrol deneyinde (ki bu bilimsel araştırmanın altın standardı kabul edilir) NAD+ öncülleri içeren bir günlük takviye ilacı alan kişilerde iki aylık bir süre için NAD+ seviyelerinde sürekli artış görülmüştür.

Sinclair her gün bir NAD+ arttırıcı takviye alıyor. Sistematik olmayarak, eskiden olduğu gibi akşamdan kalma veya uçuş sonrası sersemliği çekmediğini, daha hızlı konuştuğunu, daha keskin ve genç hissettiğini söylüyor. İlacı babası da alıyor: “Babam 78 yaşında ve altı günlük doğa yürüyüşlerine çıkıyor ve dünyayı geziyor.”

“İlacın işe yaradığını ispat ettik demiyorum,” diye ekliyor Sinclair. “Ama işe yarayacaksa bunu ispat edenin ben olacağımı umut ediyorum.”

Rakipleri de var. Sinclair NAD+ araştırmasını ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) onay sürecinden geçirmeyi ve sonucunda doktor reçetesiyle veya reçetesiz olarak verilebilecek bir ilaç üretmeyi planlıyor. Ancak Elysium isimli diğer bir şirket şimdiden NAD+ seviyelerini arttırdığı bilinen bileşikler içeren Basis isimli bir takviye satıyor (Basis 2017 Nature çalışmasında test edilen tavkiyedir.) Elysium’un baş araştırmacısı ve eş kurucusu olan ve aynı zamanda MIT Glenn Yaşlanma Biyolojisi Araştırmaları Merkezini de yöneten Leonard Guarante Basis’in insan ömrünü uzatmayı hedeflemediğini, ama insanların daha uzun süre sağlıklı kalmasına yardımcı olduğunu söylüyor.

Şirketin danışma kurulunda sekiz Nobel ödülü sahibi bulunuyor. “Hayat şimdiki kadar iyi olduğu sürece ne kadar yaşadığımı umursamıyorum,” diyor kurul üyesi Sör Richard Roberts, 1993 Fizyoloji ve Tıp Nobel Ödülü sahibi (kendisi 74 yaşında). “Tek fark dirseklerimdeki cildimin eskisinden daha yumuşak olduğunu fark etmem. Nedeni Basis mi, başka bir şey mi, hiçbir fikrim yok.”

Ancak Basis’i pazara bir ilaç olarak değil de bir takviye olarak sunmakla Elysium yıllar süren klinik araştırma ve FDA onay süreçlerine girme zorunluluğundan kaçınmış oluyor. Bu karar ve önde gelen bilim adamlarının desteği Nobel ödülü sahiplerinin neden arkasında fazla insan araştırması olmayan bir takviyeye isimlerini bağladığı konusunda şüphe ifade eden bazı tıp alanı uzmanlarından eleştiri almıştır. Elysium bilimsel danışma kurulu üyelerine ücret ödenip ödenmediğini açıklamayı reddetmiştir.

Her ne kadar Basis piyasada satılmakta olsa da, Elysium şu anda takviye üzerinde klinik denemeler gerçekleştirmektedir. Bu araştırma ile Sinclair ve diğerlerinin araştırmaları sonunda NAD+ bileşiğinin umut ettikleri gibi sağlık uzatıcı bir bileşik olup olmadığını ortaya koyabilir.

Yaklaşık 1 aylık süredir Los Angeles’da olduğum ve ketojenik beslenme ile ilgili çalışmalar yaparken NAD+ takviyesini alarak denemeye başladım. Altı ay gibi bir süre deneyip sonuçları sizlerle paylaşacağım. NAD+’a biraz daha detaylı bakalım;

Vücudunuzun en temel faaliyetlerine odaklanırsanız, hücrelerin ve moleküllerin sıkı şekilde çalıştığını görürsünüz. Bu süreçte rol alan en hayati oyuncuların adını hiç duymadığınızı öğrenmek sizi şaşırtabilir.

Açılımı nikotinamid adenin dinükleotit olan NAD+ yokluğunda yaşamanız mümkün olmayan hayati bir koenzimdir. Vücudunuzda hücresel seviyede iş gören bu bileşik hücrelerinizi sağlıklı ve işlevli tutarak daha sağlıklı ve uzun bir hayat yaşamanıza yardımcı olur. Ancak NAD+ seviyesi yaşla birlikte düşer ve NAD+ seviyesi düştükçe sağlık da bozulur.

Vücudunuz yaşlandıkça daha fazla NAD+ ihtiyacı duyar.

NAD+ hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak mı istiyorsunuz? Bilim adamları da öyle düşünüyor.

NAD+ Hücresel Enerjinin Anahtarı

Enerjiyi düşündüğünüzde aklınıza enerji içecekleri veya kahve mi gelir? Aslında enerji deyince aklınıza ATP, yani insan vücudunun kimyasal enerji kaynağı gelmelidir. ATP’nin açılımı adenozin trifosfat olup, vücudunuzda enerji üreten budur. NAD+ ATP üretiminde önemli bir rol oynar.

NAD+ Yaş İlerledikçe Azalır

Vücudun NAD+’a ihtiyacı vardır, ama bu bileşiğin kaynakları sonsuz değildir. Yaşlandıkça bu bileşiği daha az üretiriz. 2012 yılında insan cildi üzerinde ve 2015 yılında insan beyni üzerinde yapılan iki çalışmada bu durum ortaya koyulmuştur. Bu bulgular kritik rol oynamıştır, çünkü hayvanlarda olduğunu bildiğimiz durumu yansıtmışlardır: NAD+ yaş ilerledikçe azalmaktadır. Hayvanlar üzerindeki çalışmalar da NAD+ seviyesinin yükseltilmesinin olumlu sağlık sonuçları sağladığını göstermiş olup, buna dayalı olarak hayvanlardan elde edilen veriler bilim adamlarını aynı çerçeveyi insan çalışmalarına uygulamaya götürmüştür.

Daha Fazla NAD+ Alabilirsiniz

Düşen NAD+ seviyesini NAD+ öncülleri olarak bilinen takviyeler kullanarak destekleyebilirsiniz. Bunlar başka bir şeklide başlayıp geçirdikleri kimyasal değişim ile vücut içindeki doğal süreçler sonucunda NAD+ haline gelen moleküllerdir. NAD+ takviyeleri içindeki ana bileşenlerden birisi olan nikotinamid ribosit son derece etkili bir NAD+ öncülüdür.

NAD+ Günlük Ritmi Destekler

Vücudunuza ne zaman uyanacağını ve ne zaman uyuyacağını söyleyen 24 saatlik döngüyü ifade eden günlük ritim (circadian ritim) kavramını duymuşsunuzdur. Günlük ritim sadece uyku düzenimizi değil, aynı zamanda enerji seviyelerimizi, hormonlarımızı, vücut sıcaklığımızı, metabolizmamızı ve hatta davranışlarımızı bile kontrol eder. NAD+ bu ritmin rayında kalması için önemli bir rol oynar.

NAD+ DNA Sağlığını Korur

Vücut DNA sağlığını korumak için doğal bir sürece sahiptir. NAD+ bu sürecin bir parçasıdır. DNA’nızı bir kabloya dizili vitrin lambaları gibi düşünün. Bu dizi sıkıca ve düzenli bir şekilde sarılmışsa lambaların kırılma ihtimali daha düşük olacaktır. Lambalar birbirine dolaşmışsa kırılma tehlikesi artacaktır. NAD+ diğer enzimlerle birlikte çalışarak DNA dizilerinizi sıkı ve düzenli şekilde sarılı tutarak DNA’nızı zarar görmekten korur.

NAD+ “Gen Muhafızlarını” Uyandırır

NAD+ “gen muhafızları” olarak anılan sirtuinleri etkinleştirir. Sirtuinler hücre sağlığını denetleyen, hücrelerinizi yönlendirerek korunmalarını ve doğru şekilde çalışmalarını sağlayan, böylelikle sağlığınızın korunmasını sağlayan bir protein ailesidir. Sirtuinler bunun için NAD+’a ihtiyaç duyar.

Daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulduğu açıktır fakat burada bir umut olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim. Ben yine de anti-aging için tütün, alkol, şeker, rafine karbonhidratlar ve omega-6 yağlardan (omega 3-6 omega dengesi!) kaçınmanız gerektiğini düşünüyorum.

Sevgi, Sağlık ile Genç Kalın,

Sencer Bulut

Sports Nutritionist